• ZOR ZAMANLARDA AVUKAT OLMAK

    24 Ocak Tehlike Altındaki Avukatlar Günü, sadece bir meslek gününden ibaret değildir. Bugün, hukukun üstünlüğünü savunma iradesinin, adalet idealine bağlılığın ve insan onurunu koruma sorumluluğunun yeniden hatırlandığı bir gündür.Bugün dünyada birçok ülkede hukuk devleti ilkesi zayıflamakta, kuvvetler ayrılığı zedelenmekte ve insan hakları siyasi hesapların gölgesinde kalmaktadır. Haklının yerine güçlünün aldığı yeni düzende daha da kaygı verici olan ise, hakkı savunanların suçlu ilan edildiği; susanların ise makbul sayıldığı bir düzenin giderek normalleşmesidir.İşte böyle bir dönemde avukat olmak, sadece bir meslek icra etmek değildir. Bu, bilinçli bir tercihtir.Hukukun Üstünlüğü neden önemlidir ?Hukukun üstünlüğü, güçlü olanın değil, haklı olanın korunmasını ifade eder. Devletin,…

  • 24 OCAK: TEHLİKEDEKİ AVUKATLAR GÜNÜ Halkın Vicdanı, Özgürlüğün Teminatı: Muktedirlerin Gücünden Hukukun Gücüne

    Avukatlık, insanlığın en derin yaralarını sarmak için doğmuş kadim bir meslektir. Tarih boyunca güç sahiplerinin karşısında dimdik duran, bireyin sesini yükselten, adaleti somut kılan tek kale olmuştur. Eski çağlarda adalet genellikle kaba kuvvetin terazisinde tartılırdı: Güçlü olan haklı sayılırdı, zayıf olan susmak zorunda kalırdı. Medeniyetin gerçek başlangıcı işte tam da bu noktada filizlenir: Kaba kudretin karşısına yazılı yasalar, eşitlik ilkesi ve bağımsız bir savunma mekanizması dikildiğinde insanlık karanlık bir mağaradan çıkıp ışığa adım atmıştır.Avukat, bu ışığın bekçisidir. Muktedirlerin sınırsız iradesini hukukun sarsılmaz terazisiyle dengeleyen; keyfiliğin zulmünü adaletin vakur kelamıyla boğan; insan onurunu zorbalığın gölgesinden çekip çıkaran sarsılmaz bir siperdir. Antik…

  • HUKUK DEVLETİNDEN YARGISAL KIYIMA

    Türkiye’de son on yılı aşkın sürede yargı, hukukun üstünlüğünü koruyan bağımsız bir erk olmaktan çıkarak, siyasal iktidarın muhaliflerini tasfiye etme aracına dönüşmüştür. İktidar sahipleri; şahsi ve politik çıkarlarına aykırı gördükleri, büyük çoğunluğu masum ve suçsuz olan bireyleri “terör örgütü üyesi” haline getirmek için devletin tüm imkânlarını seferber etmiştir. Resmi kurumlar, ele geçirilmiş medya organları ve yoğun algı operasyonları yoluyla özellikle Hizmet Hareketi hedef alınmış; toplum sistematik biçimde manipüle edilerek ötekileştirilmiş, kin ve nefret iklimi inşa edilmiştir. Bu süreçte en ağır sorumluluk, ulusal hukuku (1982 Anayasası m.10, TCK m.3) ve uluslararası yükümlülükleri (AİHS m.7, m.10, m.14) bilerek ihlal eden ve yürütmenin…

  • 20 KASIM: Dünya Çocuk Hakları Günü – Coğrafyanın Kaderine Hukuki İtiraz

    Giriş: Evrensel Taahhüdün Sembolü Biz hukukçular, adaletin kuru maddelerden ibaret olmadığını, ruhu olan bir vicdan mekanizması olduğunu biliriz. Hele ki söz konusu, dünyanın en kırılgan ve en güçlü sermayesi olan çocuklarımız ise… 20 Kasım 1989‘da Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun Çocuk Hakları Sözleşmesi’ni onaylamasıyla, bu tarih evrensel bir taahhüdün, **”Dünya Çocuk Hakları Günü”**nün sembolü haline gelmiştir. Bu Sözleşme, devletlerin ve bireylerin keyfine bırakılmış bir lütuf değil; yaşama, gelişme, korunma ve katılım gibi temel hakları mutlaklaştıran, siyaset üstü, bağlayıcı bir hukuki vecibedir. Bu küresel sözleşme, sadece ABD ve Somali hariç 194 ülke tarafından kabul edilerek, UNICEF verilerine göre en çok ülkenin taraf…

  • Türkiye Cezaevleri Raporu

    Uluslararası Islah ve Ceza İnfaz Kurumları Birliği (ICPA – International Corrections and Prisons Association) tarafından her yıl düzenlenen ICPA Yıllık Konferansı, bu yıl 26–31 Ekim 2025 tarihleri arasında Türkiye’de gerçekleştirilecektir. Konferans öncesinde gündeme alınması ve üye devletlerin bilgilendirilmesi amacıyla, Türkiye cezaevlerinde yaşanan insan hakları ihlallerine ilişkin özet rapor ICPA’ya sunulmuştur.

  • Bu Yasaya “Hayır” Denmeli!

    Bu Yasaya “Hayır” Denmeli! Asielnoodmaatregelenwet: Çözüm Değil, Yeni Bir Kriz Hollanda Senatosu önümüzdeki günlerde ülkenin en tartışmalı yasalarından biri hakkında karar verecek: Asielnoodmaatregelenwet. Hükümet bu yasayı “mülteci krizine acil çözüm” diye tanıtıyor. Ama gerçek çok farklı: Bu yasa, krizi çözmeyecek, daha da büyütecek. Aceleye getirilen bir yasa Bu yasa, demokratik geleneklerimize uygun şekilde hazırlanmadı. Raad van State’ye sadece bir haftalık inceleme süresi verildi. Yargı ve sivil toplum sürecin dışında bırakıldı. Böyle büyük bir değişikliğin bu kadar hızlı ve eksik şekilde yasalaşması, demokrasiye gölge düşürüyor. İnsanları belirsizliğe mahkûm ediyor –Süresiz oturma izni kaldırılıyor. İnsanlar sürekli geçici izinlerle yaşamak zorunda kalacak. –Oturma…

  • Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) Bireysel Başvuru Hakkında Bilgilendirme

    1. AİHM Nedir ve Neden Başvuru Yapılır? Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Avrupa Konseyi’ne üye ülkelerde yaşayan bireylerin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) kapsamında güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edilmesi hâlinde başvurabileceği uluslararası bir mahkemedir. Türkiye, AİHS’e 1954 yılında taraf olmuş ve 1987 yılından itibaren bireylerin AİHM’e başvuru yapmasını kabul etmiştir. Bu nedenle, ulusal düzeyde tüm hak arama yolları tüketildikten sonra, bireyler AİHM’e başvurarak devletin sorumlu tutulmasını talep edebilir. 2. Kimler AİHM’e Başvuru Yapabilir? AİHM’e şu kişiler başvuruda bulunabilir: Başvuru, sadece kamu gücü (devlet, idare, mahkeme vb.) işlemleri, eylemleri ya da ihmalleri nedeniyle yapılabilir. Özel kişiler arasındaki…

  • 26 Haziran İşkence Mağdurlarına Destek Günü

    Bugün, Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen ve insanlık onuruna saygıyı savunan 26 Haziran İşkence Mağdurlarına Destek Günü.Türkiye’nin de taraf olduğu 26 Haziran 1987 tarihli Birleşmiş Milletler İşkenceye ve Diğer Zalimane, İnsanlık Dışı ya da Onur Kırıcı Muamele ya da Cezaya Karşı Sözleşme’nin 2’nci maddesinde yer alan ;“Hiçbir istisnai durum, ne savaş hali ne de bir savaş tehdidi, siyasi istikrarsızlık veya herhangi başka bir olağanüstü hal, işkencenin uygulanması için gerekçe gösterilemez.” hükmü ile işkence mutlak bir biçimde yasaklanmıştır.Türkiye’de işkence vakaları, 2025’te hâlâ vahim boyutlarda:• TİHV’e 2024–2025 döneminde yapılan başvurular, geçtiğimiz 34 yılda 21 894 kişi, son 10 yılda ise 7 548 kişi olarak…

  • 20 Haziran Dünya Mülteciler Günü Bildirisi

    Zorunlu Göçün Küresel Boyutu Dünya genelinde savaşlar, iç çatışmalar, zulüm ve insan hakları ihlalleri nedeniyle evlerini terk etmek zorunda kalan insanların sayısı rekor seviyelere ulaşmıştır. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği verilerine göre 2023 yılı sonunda 117,3 milyon kişi çatışma, şiddet veya baskı neticesinde zorla yerinden edilmiş durumdadır.1 Bu sayı; mültecileri, sığınmacıları, ülke içinde yerinden edilmiş kişileri ve vatansız insanları kapsamaktadır. Her geçen yıl artan bu zorunlu göç olgusu, ardında istatistiklerden öte; yuvalarından kopmuş, sevdiklerinden ayrılmış ve belirsiz bir gelecekle yüzleşen milyonlarca bireyin trajik hikâyesini barındırmaktadır. Mültecilik süreci, ayrılık ve belirsizliklerle dolu zorlu bir yolculuğu ifade eder. Evlerini geride bırakan insanlar,…

  • METAMORFOZ: Türkiye’de Kadınların Baskıya Karşı Direnişi

    AST (Advocates of Silenced Turkey), METAMORFOZ belgeseli ile Amsterdam New Cinema Film Festivali’nde En İyi Belgesel Ödülü’nü aldı: Türkiye’de Kadınların Baskıya Karşı Direnişi. Bu anlamlı takdir, baskı ve şiddete karşı cesaretle direnen ve sesleri susturulan kadınların daha güçlü bir şekilde seslerini duyurmalarını sağlamaktadır. Amsterdam Law Center olarak AST gönüllülerini bu önemli başarılarından dolayı kutluyor ve değerli çalışmalarında başarılarının devamını diliyoruz.